SON DAKİKA
Reklam Kodu r004Reklam Kodu r004
Reklam Kodu r004Reklam Kodu r004

Köşe yazarımız Av. Sibel Özçelik Kazan yazdı… “Aldatan Eş Bütün Mallarını Kaybeder mi?”

Bu haber 07 Eylül 2026 - 1:45 'de eklendi.

Boşanma davalarında en sık duyduğumuz cümlelerden biri şudur:

“Beni aldattı. O zaman bütün mallar bana kalır.”

Peki gerçekten öyle mi?

Kısa cevap: Hayır.

Bir eşin diğerini aldatması, otomatik olarak evini, arabasını, parasını veya evlilik içerisinde edinilmiş bütün mal varlığını kaybetmesi anlamına gelmez.

Çünkü hukukta boşanmadaki kusur ile mal paylaşımı aynı şey değildir.

Eşlerden birinin sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olması boşanma davasındaki kusur değerlendirmesinde son derece önemlidir. Şartları varsa maddi ve manevi tazminat bakımından da sonuç doğurabilir.

Ancak mal rejiminin tasfiyesi ayrı kurallara tabidir.

Buraya kadar “O zaman aldatmanın mal paylaşımına hiçbir etkisi yok” diye düşünebilirsiniz.

İşte tam bu noktada önemli bir istisna var.

Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesi, zina nedeniyle boşanma hâlinde hâkime önemli bir yetki tanıyor.

Hâkim, zina yapan kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun şekilde azaltabilir, hatta tamamen kaldırabilir.

Ancak burada kelimelerin altını özellikle çizmek gerekiyor:

Kanun “aldatan eş bütün mallarını kaybeder” demiyor.

Kanun, belirli şartlarda kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının azaltılabileceğini veya kaldırılabileceğini söylüyor.

Üstelik bu sonuç da kendiliğinden ortaya çıkmıyor. Hâkim somut olayın özelliklerini ve hakkaniyeti değerlendiriyor.

Nitekim Yargıtay’ın güncel yaklaşımı da bize önemli bir şeyi hatırlatıyor: Her zina olayında katılma alacağının tamamının kaldırılması gerektiği şeklinde otomatik bir sonuç yoktur. Evliliğin süresi, tarafların durumları, olayın özellikleri ve hakkaniyet değerlendirmesi önem taşır.

Bu nedenle boşanma sürecinde şu iki cümle de hukuken hatalıdır:

“Beni aldattı, bütün mal varlığını alırım.”

ve

“Aldatmanın mal paylaşımına hiçbir etkisi olmaz.”

Gerçek, ikisinin arasındadır.

Aldatma nedeniyle boşanmak isteyen kişinin ayrıca dikkat etmesi gereken bir başka husus da davanın nasıl kurulduğudur. Çünkü zina, Türk Medeni Kanunu’nda özel bir boşanma sebebi olarak ayrıca düzenlenmiştir ve kanunun zinaya bağladığı özel sonuçlardan yararlanabilmek bakımından hukuki nitelendirme önem taşır.

Boşanma davalarında öfkeyle hareket etmek kolaydır.

Ancak hukuk, kimin daha çok öfkelendiğine değil; hangi olayın ispatlandığına, hangi hukuki sebebe dayanıldığına ve kanunun o olaya hangi sonucu bağladığına bakar.

Bu yüzden bazen boşanma davasında tek bir kelime bile önemlidir:

“Aldatma” ile “zina nedeniyle boşanma” günlük hayatta birbirine çok yakın görünse de, hukukta sonuçları aynı olmayabilir.

Reklam Kodu r028.Reklam Kodu r029Reklam Kodu r030.Reklam Kodu r031

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.