Siz bakmayın küresel ısınma palavralarına, telaşına ve beyin fırtınalarına. Siz boşuna kafa yormayın bilim adamlarının haykırışlarına. Kafanızı o sihirli küçük ekranlardan kaldırın; bırakın o goole to goole arayışlarını, bizi neler bekliyor meraklarını. Küresel ısınma diye bir tevatür yok.
Ya?
Kartopu gibi bir buzul çağımız var…
Öyle hesaplandığı gibi birkaç yüzyılla baş edilecek, normalleşecek gibi de durmuyor. Etrafımızı saran o kalın buz tabakalarının eriyip denizlere karışması çok uzun yıllar alacak ve biz ve bütün insanlar ve bütün doğa güneşin merhamet boyutlarını çoktan aşmış olan bu felaketi bir zaman daha yaşayacağız.
Gazze de ki çocukların o küçücük ayak parmaklarını avuçlarınızın arasına alın, bana hak vereceksiniz…
Bir annenin çocuk bedenini kırmızı toprağın altına uzatırken; gözyaşlarının, Afrika’nın artı kırk derecesinde yanaklarından süzülüp daha avuçlarına ulaşmadan havada donduğunu görebilirseniz, bana inanırsınız…
Hayal satmıyorum, illüzyonla işim olmaz, fal bilmem, hele hele kehanet yeteneğim hiç yok. Bir resim var önümde. Ben ona bakıyorum. Resim yüksek çözünürlüklü ve çok net. Bütün dünyayı buz kesen “vicdan soğuğu” kalın bir örtü gibi bütün kalplerin üzerini kaplamış durumda.
Bu buz tabakası kolay kolay çözülecek gibi de değil.
Kovboylar yerlilerin topraklarına yeni saldırıların peşinde. “Titreyen Boğa” kalesinde Jane sevgilisinin seferden dönmesini bekliyor…
Dinyeper kıyıları soğuk mu soğuk. Asırlar sürecek olan buzul çağı toprağa düşmüş genç bedenlerin üzerini buz tabakalarıyla kaplayacak. Çok sonra bulacaklar onları. Birinin iç cebindeki notu çıkarıp okuyacaklar: “anne çok üşüyorum…”
Ölüler üşümez…
Artık hiç birimizin üşümek gibi bir derdimiz yok. Bu buzul çağı dünya tarihinin en büyük felaketidir. Alıştıra alıştıra geldik bugünlere. Önce umutlarımızı kemirdik. Kırıntılarıyla beslenen gözsüz köstebekler semirdi ve bütün dünyayı kör gözlü imparatorlar sardı. Kilerleri çok büyüdü, çok acıktı insanlar. Buz kesti insanlık.
Donduk, donakaldık…
Güneşin merhameti her türlü buzun üstesinden gelir de…
Vicdan dondu mu, işi çok zor ağamın…













