SON DAKİKA
Reklam Kodu r004Reklam Kodu r004
Reklam Kodu r004Reklam Kodu r004

Köşe yazarı Mehmet Ergün yazdı.. “Premature”

Bu haber 06 Ekim 2026 - 0:02 'de eklendi.

Yeni Partinin ilk olağan kurultayını izlemek için Aydın Sezer Çok Amaçlı Salonun kapısından içeri adımımı atar atmaz yüreğim normal ritmini izine ayırdı, içim içime sığmamaya başladı. Kolay değil, uzun zamandır özlemini duyduğum parti içi demokrasi bir nebzede olsa bu salonlara “haydi bismillah” diyerek adım atacaktı, heyecanlanmamam mümkün mü?

Her şey yeniydi; öyle ki, salonun dökülmüş tavan plakalarına, o güzelim yenilik tılsımı bozulmasın diye kafamı kaldırıp ikinci bir defa dahi bakmadım. Salondakiler yeni yeni gülüyordu ve ben bu tarihi anın şanslı tanıklarından biriydim.

Gerçi, “sarı saçlı, mavi gözlü”nün tekrar tekrar Samsun’a davet edilmesi biraz eski olsa da; olsun, o artık bir klasik oldu, yenisi de kullanır eskisi de, değil mi? Keyfimi bir şarkı sözüne heba edemem.

İlçe başkanını ve kurullarının üyeler yerine delegeler tarafından seçileceği kara haberini alınca ilk sarsıntıyı geçirdim. “Hani sizin genel başkanınınız….” dememi bitirmeden lafı ağzıma iadeli taahhütlü zarf içinde geri gönderdiler ve “mevzuat bunu amir kılıyor” mealinden uzun bir hukuki demeç dinledim. Can sıkıntısı mı? Gel de sıkılma, ne hayaller kurmuştum halbuki; demokrasinin temel taşlarından biri olan parti üyeleri ellerinde oy pusulalarıyla gözümün önünden birer birer geçip sandıklara gidiyorlardı. Ben ise peşin satan gibi sandalyemde kaykılmış hayran hayran onları seyrediyordum…

Olmadı, bir başka bahara…

Olsun, şimdi ilçe başkan adayları sırayla çıkıp, yeni Torbalıyı ve yeni Türkiye’yi anlatıp, delegelerden oy isterler herhalde derken; “aday tek” anonsu yapıldı ve divan; bir başka adayın olmadığını açıklayınca ben gong’dan önceki ikinci darbeyi çoktan almıştım, sağ gösterip soldan çakmışlardı.

Derin bir ‘suphanallah’ çekip salondan çıkmaya niyetlenirken; sanki, bir ses, “otur oturduğun yerde filmin sonunu bekle” dediğini duyar gibi oldum. Sesin bir bildiği var galiba derken, yönetim ve denetleme kurullarıyla, il delegelerinin, “blok listeyle” seçileceğine dair önerge okundu. Burada da demokrasinin ayakları “çarşafa” dolanmıştı. Divan, “bu konuda söz almak isteyen var mı” diye sordu? Salondan tık çıkmadı. Gözümün önünde o meşhur daire yeniden dönmeye başladı. “Sen beni seç, ben seni seçeyim…”

Bunu hep yapıyorduk zaten. Bu iş için yeni bir parti kurmaya ne gerek vardı.

Kongrenin sonunda delegeler sandıkların önünde sıralanmaya başladığında ben ringde sırt üstü yerdeydim. Her şey eskiydi, yeni olan tek şey benim üç yumrukla “knock out” olan düşlerimdi.

Reklam Kodu r028.Reklam Kodu r029Reklam Kodu r030.Reklam Kodu r031

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.