SON DAKİKA
Reklam Kodu r004Reklam Kodu r004
Reklam Kodu r004Reklam Kodu r004

Köşe yazarı Mehmet Ergün yazdı… “Bir Kitabı İkinci Kez Okumak: Yaban

Bu haber 26 Ocak 2026 - 2:19 'de eklendi.

Belki aranızdan: “be adam yeni bir kitabın kapağını açmak yerine elli küsür yıl önce okuduğun bir kitabı tozlu rafından ne diye indiriyorsun? Vaktin bol galiba” diyeniniz çıkacaktır.

“Raf, toz, elli küsür geçmiş”; tüm bunları anlarım ancak, bendeki vaktin bolluk gibi bir konforu yok, tam tersi iyice daraldı.

Peki neden?

Bazı zaman dilimleri sanki bir kek tabağının içerisinde, dilimleyenin maharetiyle midir, nedir? Göz alıcı benzerlikler gösterir.

Cehaletin marifet görüldüğü her dönemin yabanına uygun “yaban”cıları vardır. Uzun listenin “Y” harfinin karşısında duran yabancıyı yeniden okudum.

Yabancıyı anlamanın bir yolu da, yabanı bilmekten geçer. Bakıyorsunuz mekanlar, elbiseler, vitrinler farklı olsa da yaban aynı, yabancı aynı…

Kendi ifadesiyle Yakup Kadri entelektüel yalnızlığı, yani kendi yabancısını şöyle anlatır:

“Gün geçtikçe daha iyi anlıyorum: Türk “entelektüeli”, Türk okumuşu, Türk ülkesi denilen bu engin ve ıssız dünya içinde bir garip münzevi (yalnız) dir.”

‘Yaban’, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun bir romanı değil; kendi deyimiyle, bir entelektüelin çığlığıdır.  Ben bu çığlığı ömrüm boyunca defalarca duydum ve her irkilişimde ruhumun hatırı sayılır parçaları kopup gitti. Yaban tam da böyle bir çığlık. Porsuk çayının kıyısındaki tek kollu bir okur-yazarın ve üzerinde yürüdükleri toprak kadar çorak, perişan ve katı bir insan topluluğuyla yollarının roman akıcılığında kesişmesidir. Bu karşılaşmanın benzerlerinin tarihsel kopyalarının “yabancılarının” pek çoğu benim ikinci kez okuduğum romandaki kadar şanslı değillerdi.

Yakup Kadri, kurtuluş mücadelesi verilirken Anadolu toprağının ve Anadolu insanın boydan resimlerini bu romanla günümüze taşımıştır. Bu albümün içerisinde yürekten bağlılığı da, ihaneti de, gün batımını da güneşin doğuşunu da görebilirsiniz.

Ve nasıl bedeller pay edilerek kurtulmanın; yokluk ve sefalet içerisinde başarıya inanmanın nasıl bir şey olduğunu anlatmaktadır.

Yaban bize ne bir belgesel durgunluğu, ne bir tarihsel gerçeği ve ne de bir objektif romanı tek başlarına anlatmaktadır. Bütün bunların bir not defteri içerisinde vücut bulması için Yakup Kadri gibi bir edip gerekirdi ve ancak bu yeterlilikte bir edebiyatçı bu potaya şekil verebilirdi.

İyi ki yazılmış…

Reklam Kodu r028.Reklam Kodu r029Reklam Kodu r030.Reklam Kodu r031

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.