AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir’de artan trafik yoğunluğunu eleştirerek, İstanbul’un kalabalık ve kaotik yaşamından kaçanların tercih ettiği kentin aynı sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Kaya, ulaşım altyapısının kentin büyümesine ayak uyduramadığını savundu.
AK PARTİ İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir’de son yıllarda artan trafik yoğunluğunu gündeme taşıdı. İzmir’in pandemi döneminde İstanbul’dan göç alan kentlerden biri olduğunu belirten Kaya, nüfus ve araç sayısındaki artışa karşın ulaşım altyapısının aynı hızda gelişmediğini savundu.
İSTANBUL’UN yoğunluğu ve trafik sorunundan bunalanların yıllardır İzmir’i daha sakin bir yaşam için tercih ettiğini belirten Kaya, pandemiyle birlikte uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin de İzmir’e yönelimi artırdığını söyledi. Kaya, ancak İstanbul’dan kaçış gerekçelerinin zaman içerisinde İzmir’de de ortaya çıkmaya başladığını ifade etti.
AK PARTİLİ Kaya’nın açıklamaları şu şekilde:
“İstanbul’un trafiğinden, kalabalığından, kaosundan bunalanların yıllardır bir hayali vardı: İzmir’e gelmek. Daha sakin bir hayat, daha rahat bir ulaşım, biraz daha nefes alınabilir bir şehir.
Pandemiyle beraber bu talep daha da arttı. Uzaktan çalışma, hibrit modeller derken İstanbul’dan İzmir’e ciddi bir yönelim oldu. Peki ne oldu? İnsanların İstanbul’dan kaçma sebepleri İzmir’de karşılarına çıkmaya başladı.
Eskiden İzmir trafiğinin bir saati vardı; sabah işe gidiş, akşam işten dönüş. Şimdi öyle mi? Günün neredeyse her saatinde ana arterler dolu. Altınyol dolu, Ankara Caddesi dolu, Yeşildere dolu. Kent merkezindeki bağlantı yolları dolu.
Çünkü şehir büyüdü. Nüfus arttı, araç sayısı arttı ama İzmir’in ulaşım altyapısı aynı hızla büyümedi. Yeni alternatif güzergahlar üretilemedi. Kavşaklar, bağlantı yolları, otoparklar trafik yüküne göre planlanamadı. Toplu taşıma, insanları otomobilden vazgeçecek konfora ve bütünlüğe yeterince kavuşturulamadı.
Sonuç? Eskiden dakikalar içerisinde gittiği mesafeler artık ciddi bir zaman kaybına dönüşüyor. Ve trafik sadece yolda kaybettiğin zaman değildir; yakıt demektir, stres demektir, ekonomik kayıp demektir, hayatından çalınan zaman demektir.
Bir şehrin büyümesini engelleyemezsin ama o büyümeyi yönetmek zorundasın. İşte yerel yönetimin görevi de tam olarak budur: Şehri büyümeden geleceğe hazırlamaktır.
İzmir yıllardır büyüdü, ulaşım vizyonu maalesef aynı hızla büyümedi. Bugün İzmir’i İstanbul gibi yapan şey nüfusu değil; İstanbul trafiğinden beter bir trafiğe mahkum eden plansızlıktır.”















